8 Maddede Yeni Tüketici Yasası ve Konut Kredisi [Bölüm-1]

Cuma listelerimizde bu hafta, tüketicinin korumasına ilişkin tasarı ve bu tasarının konut kredisi üzerindeki etkilerinden bahsedeceğiz. İki bölüm halinde yayınlayacağımız listemizde tasarı ile ilgili detayları görebileceksiniz.

7 Kasım 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Kanun’un genel kapsamında; tüketici kredileri ve kredi kartları ile ilgili sözleşmeler, kart üyelik aidatları, ön ödemeli konut satış sözleşmeleri, ayıplı malların iadesi, abonelik sözleşmeleri, reklamlar gibi birçok alanda, tüketici haklarını ve kanuna uymayanlar hakkında uygulanacak yaptırımlar yer alıyor. Tasarının amacı tüketici haklarını korurken sağlam bir yapı oluşturmak. İşte yeni tüketici yasası ve konut kredisi üzerindeki etkileri:

1-Yazılı Olmayan Konut Kredisi Sözşlemeleri Geçerli Sayılmayacak

galeri-1Sözleşmeyi ilgilendiren konulardan en önemlisi konut kredisiyle ilgili sözleşmesinin mutlaka yazılı olarak gelişmesi gerektiğidir. Buradan yazılı olarak kurulmayan iletişimin geçerli olmayacağı, geçerli bir sözleşme yapmamış olan konut kredisi kuruluşunun, sonradan sözleşmenin geçersizliğini tüketicinin aleyhine olacak şekilde ileri süremeyeceği ibareleri ile yeni kanun tasarısı tüketici haklarını güvence altına almayı hedefliyor.  Bununla birlikte aslında daha önce de bilinen ama bazı istisnai durumlarda aceleye getirilen sözleşme öncesi bilgi formunun tüketiciye gönderilmesi de yasaya dahil edildi. Konut finansmanı kuruluşu bu formu tüketiciye makul bir süre önce vermek zorunda olacak ve tüketici eğer form ile ilgili bir problem yaşarsa banka bundan sorumlu olacak.

Öte yandan sözleşme   öncesi   bilgilendirme,   sözleşmenin   zorunlu   içeriği,   kapsam   dışı sözleşmeler, tüketici ile kredi verenin hak ve yükümlülükleri, cayma hakkı, erken ödeme, efektif yıllık faizin hesaplanması, tüketici kredilerine ilişkin reklamların zorunlu içeriği, fesih hakkının kullanılması, temerrüt, kredinin devri, bağlı kredi ile diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenecek.

İlgili Yazı: Sözleşme Öncesi Bilgilendirme Formu Nedir?

2- Ödeme Günü Gelmiş Taksitler Hesaplanırken Faiz, Komisyon ve Benzeri Masraflar Dikkate Alınmayacak

 galeri-2

Tüketici taksitlerini ödemede zorluk yaşarsa konut kredisini sağlayan kuruluş, kalan borcun tamamının ödenmesini talep etme hakkını saklı tutabilir. Ancak bu haktan yararlanmak için kuruluşun talep edeceği tüm ödemleri belgelmiş olması ve tüketicinin de birbirini izleyen en az iki taksidini ödeyememesi gerekmektedir. Buna ek olarak yasa ile birlikte bankanın tüketiciye en az 30 gün süre vermesi zorunluluğu da göz ardı edilmemelidir. Öte yandan ödeme günü gelmiş taksitlerin hesaplanmasında faiz, komisyon ve benzeri masraflar dikkate alınmayacak. Konut kredisini sağlayan kuruluş kalan borcun tamamını talep etmek üzere konut kredisi sözleşmesini feshettiği takdirde, bahsi geçen konut satışa çıkarılabilinecek. Gerçekleşen konut satışından elde edilen bedel eğer kalan borcu aşarsa, aşan kısım tüketiciye ödenecek.

3- Bağlı Kredilerde Konutun Teslim Edilmemesi Durumunda Sorumlu Konut Kredisi Kuruluşu Olacak

galeri-3

Bağlı kredilerde, konutun teslim edilmemesi nedeniyle tüketicinin, tüketici seçimlik haklarından birini kullanması halinde, satıcı, sağlayıcı ve konut kredisi kuruluşu durumdan sorumlu olacak. Yönetmelikte kuruluşun sorumluluğu ise şöyle ifade edilmiş: “Konut kredisi kuruluşunun sorumluluğu, konutun teslim edilmemesi durumunda, satış sözleşmesinde ya da bağlı kredi sözleşmelerinde belirtilen konut teslim tarihinden itibaren kullanılan kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere 2 yıl olacak. Konutun teslim edilmesi durumunda, konutun teslim edildiği tarihten itibaren kullanılan kredi miktarı ile sınırlı olmak üzere aynı süre esas alınacak.

4- Faiz Oranının Durumu Konut Kredisi Sözleşmesinde Kesinleştirilecek ve Sonrasında Değiştirilemeyecek

galeri-4

Yeni düzenleme ile faiz oranlarındaki sabit ya da değişken veya her iki yöntem esasları da yasaya dahil edildi. Sözleşmede belirtilmek şartıyla faiz oranları farklı seçeneklerde farklı düzenlemeleri beraberinde getirecek.

Faiz oranının sabit kalması halinde, sözleşmenin kurulduğu tarihte belirlenen oran, tarafların rızası dışında değiştirilemeyecek. Oranın değişken olarak belirlenmesi halinde ise, başlangıçta sözleşmede belirlenen oran, dönemsel geri ödeme tutarı başlangıçta sözleşmede belirlenen azami dönemsel geri ödeme tutarını aşmamak koşuluyla ve sözleşmede belirlenecek yurtiçinde veya yurtdışında genel kabul görmüş ve yaygın olarak kullanılan bir endeks baz alınarak değiştirilebilecek. Öte yandan faiz oranlarının değişken olarak belirlenmesi durumundan kaynaklanacak olası etkileri tüketiciyle paylaşılması zorunlu olacak. Referans edilecek endeksler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenecek.

Beğendiyseniz paylaşın!Share on LinkedInShare on Google+Tweet about this on TwitterPin on PinterestShare on FacebookEmail this to someone

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir