Konut Sektörünün Hızla Büyümesi

maliyet-artti

Kentsel dönüşüm projeleri, büyük inşaat şirketlerinin yurt dışında aldıkları ihaleler ve küçük ölçekli müteahhitler Türkiye’de son on yılda gelişen konut sektörünün temel taşlarını oluşturuyor. Genişleyen ve günden güne büyüyen sektör, yarattığı istihdam ve oluşturduğu vergi potansiyeli ile ülke ekonomisinin stabil kalmasında büyük rol alıyor.

Uzun vadeli yatırım düşünen, kendi evinde oturma hayali kuran Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, soluğu yeni gayrimenkul projelerinin satış ofislerinde alıyorlar. Bunun sonucu olarak sektörel genişleme hızına hız katıyor. Ancak “Bu hızlı genişlemenin negatif sonuçları veya gelecek kaygısı olacak mı?” sorusu akıllarda yer etmeye başlıyor.

Gün aşırı yazılı ve görsel basınımızda yeni bir proje reklamı görmeye alıştık. 2008’de ABD’nde meydana gelen Mortgage Krizinin de temelini oluşturan bu büyüme Türkiye için de bir tehtit unsuru oluşturuyor mu? Alınan kredilerin geri ödenememesi ile patlak veren 2008 Mortgage Krizi bütün dünyada hissedilmiş ve dünya borsalarına, ABD Devlet Tahvillerinin yatırım amaçlı kullanıldığı her hanenin ekonomisine darbe indirmişti. Potansiyelin üzerinde devam eden konut projeleri ise 2000’lerin başından beri Çin’in en büyük sorunlarından birini oluşturuyor. Çin’de yaşayanların günlük kazançları 2 dolar iken, proje satışında talep edilen fiyatlar, aylık 100 dolardan başlıyor. Bunun sonucu olarak, terkedilmiş kasabalar izlenimi veren boş şehirler ve bununla birlikte batan inşaat şirketleri hızla dünyanın ticaret merkezi haline gelen Çin’in ekonomisinde büyük bir delik açıyorlar.

Hesapkurdu.com müşterilerine özel en avantajlı konut kredisi tekliflerine, “Konut Kredisi” sayfası üzerinden formu doldurarak anında ulaşabilirsiniz.

Bu örneklerden yola çıkarak, yarattığı ticari hacmin yanında ihtiyaç ve ihracat potansiyelinin devlet eliyle güven altına alınması ve strateji haritalarının oluşturulması, Türkiye’deki gayrimenkul ve inşaat sektörü için alınması gereken önlemlerin başında geliyor. 90’ların başında Arap ülkeleri ile yapılan ticaret anlaşmaları ile Yurt dışında konut projeleri ihalelerinde öncelik kazanan Türk şirketlerin getirilerini unutmamalıyız. Ülke potansiyelinin gayrimenkul doygunluğa ulaştığı zaman diliminde yurt dışında yapılabilecek ilişki iyileştirmelerine hız vermek, oluşabilecek aktif istihdam ve vergi akışı sorunlarını da ortadan kaldıracaktır.

Beğendiyseniz paylaşın!Share on LinkedInShare on Google+Tweet about this on TwitterPin on PinterestShare on FacebookEmail this to someone

Yorumlar

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir